Yayınlanma Tarihi Mart 19th, 2013 | Yazar bilalarabaci

Tabanca ile Atış Eğitimi

Tabanca ile Atış Eğitimi

Toplu (Altıpatlar) Smith Wesson .357

Tabanca ile Atış Eğitimi – Beykoz Atış Poligonu
25 Mart 2012 Pazar günü Beykoz Atış Poligonunda düzenlenen “Beykoz Bahar Kupası” adlı Skeet Atış yarışmasının üçüncüsü Cüneyt Karakuş yarışmadan sonra kendine ait, sahibi olduğu, toplu (altı patlar) tabancası Smith Wesson .357 (Smith&Wesson 686, namlu 4 inch) ile 80 metredeki sabit hedefe isabetli ve keyifli atışlar yaptı.
Ayrıca, Cüneyt Karakuş, o anda, oradaki atış tutkunu arkadaşlarından Skeet atış yarışması ikincisi Yusuf Çömez’e, Skeet atış yarışması hakemlerinden Savaş Uçar’a, Arthemis Silah Sanayi Teknik Müdürü Efe Fatih Parıldar’a ve Armsan Silah Sanayi Teknik Sorumlusu Hikmet Öztürk’e ve ben Bilal Arabacı’ya tabancası ile atış yaptırma cömertliğinde bulundu.
Cüneyt Karakuş, benim (Bilal Arabacı) daha önce hiç tabanca ile atış yapmadığımı öğrenince ilginç karşıladı ve bana tabanca ile temel atış derslerini aktararak atış yaptırdı.

Cüneyt Karakuş: Ne tür tabanca ile atış yaparsan yap, birinci kural görmektir. Gördüğünü vurursun, iyi görmen gerekir. Neye atacağını iyi bilmen gerekir. Atış yapmayı (ateş etmeyi) belirlediğin hedefin içinde isabet ettirmeyi amaçladığın o objeyi (ilgili nesneyi) seçmelisin. “Ben bunu vuracağım!” diyeceksin.

Şimdi hedefe buradan bakmanı istiyorum. Hedefle aranda silah (tabanca) yokmuş gibi davran. Atış yapacağın zamanda da hedefe aynı bu şekilde bakmanı istiyorum. Silaha (tabancaya) yatmamalısın. Elindeki silah aşağıdan yukarıya doğru kalkacak, hedefle gözlerinin arasında girecek ve şurada durmalı.

Hayat baktığın şekil neyse hedefe de o şekilde bakmalısın. Kafanı gözünü oynatmamalısın. Omuz genişliğimi artık ne dersen de, işte o şekilde, rahat bir vaziyette durmalısın. En rahat duruşunu dur. Ondan sonra elindeki tabancayı kaldıracaksın.

Kabzeyi (kabzayı) çok sıkmamalısın. Tetik çeken parmağın diğer parmaklarından bağımsız çalışmalı. Bu tetik çeken parmağının yönetimini beyinle halledeceksin. Geriye kalan parmaklarından üç tanesini bırak tabancayı tutsun. Kabzayı kavradıktan sonra serçe, yüzük ve orta parmaklarınla kabzayı tutacaksın ve başparmağın ile tabiri caizse kabzayı sağlam tutuş vaziyetinde kilitleyeceksin. Ondan sonra tetik çeken işaret parmağı diğer kabzayı tutan serçe, yüzük ve orta parmaklarından ayıracaksın. Tetik çeken parmağın görevi sadece tetik çekmek daha doğru bir ifadeyle tetiği ezmektir, asılmak değildir.  Tetiği bir ray gibi düz bir hatta çekmelisin. Bu sana tetik hatası yaptırmayacak.

Böyle günlük hayata baktığın gibi bakarken silahı hedefle kafanın arasına kaldırdıktan sonra burada üç noktayı birleştirmelisin. (Buradaki üç noktadan kasıt: Gezin iki uç noktaları ve üçüncü nokta olarak arpacık). Tabancayı kaldırıp hedefe, hedefin alt noktasına getirmelisin.  Ondan sonra kafanı sağa sola öne arkaya veya başka hiçbir yöne çevirmeden, rahat bir şekilde durarak atışını yapmalısın. Yahut daha ileri seviyede, durup hedefe bakarken tabancayı aşağıdaki yukarıya kaldırır hedefe getirir ve sonrasında yavaşçana tetiği ezerek (tık, güm) atışını gerçekleştireceksin. Tetik düşürme ayrı bir safhadır.

Rahat dur, silahını aşağıdan yukarıya doğru kaldır ve hedefe gel. Kollarını düz uzat. Kollarını ileriye doğru uzat, korkma! Kollarını ve dirseklerini çok sıkmadan ileri doğru uzatmalısın.

Tabancanın gezindeki iki uç noktaları ile arpacığın noktasını birbirine sıfır (dümdüz) yapmalısın. Eğer hedefe nişan alma pozisyonunda iken, arpacık, gezin iki uç noktası arasını tam doldurmuyor, arpacığın kalınlığından (inceliğinden) dolayı, aralarda ışık kalıyorsa onu iki tarafa eşit bölmelisin. Üç nokta sıfır olmalı. İlk bütün gözünün ana odağı bu gez ve arpacık nişan hattı olmalı. Tabancanın gez ve arpacığını net görmelisin. Hedefi ise flu (bulanık) göreceksin.  Aradaki mesafe farkından dolayı hepsini net görmen mümkün değildir.

Atıcılıkta bu üç noktayı bir fotoğraf gibi net görmelisin. Hedefi flu (bulanık) göreceksin. Gönülden bir hattın olacak ve o hattı bozmayacaksın. Ondan sonra her şey hazır olduğunda tetiği ezmeye başlayacaksın. Tabancanın horozunu da kaldırıyoruz (çekiyoruz) daha yumuşak oluyor. Her şey hazır olduğunda “tamam burasıdır” dediğinde tetiğe dokunacaksın.

Atış anında gez ve arpacık ile hedefin görüntüsü nasıl olmalıdır?

Gez ve arpacık net, hedef flu (bulanık) olmalıdır.

Gez-ve-Arpacik-Net-Hedef-Bulanik-gorulmeli-1

Gez ve arpacık net, Hedef bulanık görülmeli

 

 

 

 

 

 

 

Gez-ve-Arpacik-Net-Hedef-Bulanik-gorulmeli-2

Gez ve arpacık net, Hedef bulanık görülmeli

 

 

 

 

 

 

 

 

Deneme (Prova) 1 (Bir): (İlk tetik ezme denemesinde, tabancada mermi olmadığı için tetik düşme anında haliyle silah ateş almadı (patlamadı). Atış eğitmeni (Cüneyt Karakuş):  Atış öğrenen öğrencisinin (Bilal Arabacı) tetik çekme hatasının olup olmadığını gözlemledi ve “Çok güzel bir atış oldu. Nereye baktıysan orayı vurdun şu anda” dedi.)

Cüneyt Karakuş: Tetik çekme anında namlu hiç oynamadı. Tetik hatan sıfırdı. Bu provayı yaptık. Şimdi tabancanın horozunu yine kaldır. Şimdi bak, tetik çeken işaret parmağının tetiğe koyduğun (dokunduğun) yeri en etli olan kısım yani birinci boğum öncesi kısmı olmalı. Tetiği parmağının en etli kısmı ile çekmelisin. Bu kadar. Bu kadar prova yeter, seni sıkmayalım.

Sen şu anda bu atış pozisyonunda iken bir nevi fotoğraf çekiyorsun. Az önce arkadaş dedi ya “357 ile atıyorsun” ne ile atarsan at. O silah sen istediğin için patlayacak. Ondan bir ses çıkacak. Ondan bir enerji çıkacak ve bu sen istersen çıkacak sen istemezsen hiçbiri olmayacak. O yüzden kendini garda almamalısın (kendini savunma durumuna geçirme) Koruma yok. Zaten silah patladıktan sonra şahlanır.  O mermi çıkar gider. Ondan sonra namlu kalkar ve yerine geri aşağı iner. O yüzden korkma! Kendini kasma! Aynı az önce (demin) atış pozisyonunda iken bakış açın ile çektiğin fotoğrafın (tetik çekme provasında olduğu gibi) gibi silah boş gibi davran, aynı fotoğrafı çek. Kollarını, mermisiz yapılan atış denemesinde olduğu gibi, ileri doğru uzatmalısın. Tabancanın horozunu kaldır. Demin dediğim gibi, tetik çeken parmağın bağımsız olmalı. Parmağın tetiği ezen kısmı parmağın etli kısmı olan doğru yerinde olmalı.

Hikmet Öztürk atış öğrenen Bilal Arabacı’ya birazdan kullanacağı tabanca hakkında ayrıntı bir bilgi verir: “Bu tabancada istinat boşluğu yoktur, dokunduğun an patlar”

Bilal Arabacı tabanca ile ilk mermili deneme atışını gerçekleştirir.

Cüneyt Karakuş: Çok güzeldi. Aferin. Mermi hedefin az sağına isabet etti. O kadarı senin damarındaki dolaşan kanın atımı ile alakalı oynar (hafif sapma olması normaldir).

Cüneyt Karakuş: Şimdi tabancayı bana ver.

Atış eğitmeni Cüneyt Karakuş tabancayı alır ve öğrencisi Bilal Arabacı’nın başka şeyle ilgilendiği anda bir çeşit eğitim tekniği uygular.  Tetiğe basıldığı anda patlayacak olan tabancanın fişek yatağındaki fişeği çıkartır ve hiçbir şey olmamış gibi davranarak tabancayı atış öğrenen Bilal Arabacı’ya geri verir):

Cüneyt Karakuş: Şu anda mermi ağzında gene. Horozu çek. Patlayacak. Şu anda silahın dolu. Gene aynı şekilde…
…derken… Bilal Arabacı tetiği düşürür. Fakat bu sefer Bilal Arabacı tetiği çekme anında, hata yapar.  Az önce mermili ilk atışında tabancanın şahlanışı ve ortaya çıkan patlama sesini tekrar yaşayacağı korkusu ile kendini kasar, kabzayı haddinden fazla sıkar ve tetiği düşürürken içgüdüsel olarak tabancanın şahlanmasına karşı kendini korumaya alma hissi ile tabancayı sert bir şekilde aşağı doğru büker.

Cüneyt Karakuş: Haa. Ne oldu?
Bilal Arabacı: “Patlayacak” dedin, bende kendimi kastım.
Cüneyt Karakuş: Niye kastın? Çat vurdun kafayı. Bu hatanı görmen içindi. Bu bir tuzaktı.
Bilal Arabacı: Tuzağa da düştüm :)

Cüneyt Karakuş: Şimdi dava nedir? Dedik ya her atışta aynı fotoğrafı çekeceksin. Dolu veya boş fark etmez. Bu silah her seferinde kalkacak böyle titremeden düşecek. Sen böyle yaptın bak. Demin patlama anında hafif bir darbe aldın ya, hemen ona karşılık “delikanlı atışı” yaptın. Delikanlı atışı yapmak yok. Mermi olsaydı, patlamış olsaydı nereyi vuracaktın biliyor musun? Hemen önündeki yakın yeri vuracaktın. O kadar fark edecekti.

Cüneyt Karakuş: Aynı fotoğrafı çek, dedik ya, korku yok! Sen patlatıyorsun bunu. Bırak o patlasın. Sen kendi doğru hareketini yap.

Bu sefer fişek yatağında mermi vardır. Tetik düşme anında gerçekten patlayacaktır. Az önceki hatasından ders alan Bilal Arabacı korkusunu yener. Kabzayı sıkmaz, geri tepmeye karşı kendini savunmaya almaz ve rahat bir duruş ile tetiği ezerek düşürür… GÜM!

Cüneyt Karakuş: Ve kağıdı hedefi vurdun! Gördün mü vurdun! Bu kadar!

Cüneyt Karakuş, daha önce kapalı atış poligonunda tabanca ile atış eğitmenliği yapmış silah tutkunu Hikmet Öztürk’e hitaben:  “Hocam bu doğru ders” dedi.  
Hikmet Öztürk: “Evet” diyerek Cüneyt Karakuş’u doğruladı.

Bilal Arabacı eğitim için Cüneyt Karakuş’a teşekkür eder ve tokalaşır.

Cüneyt Karakuş Bilal Arabacı’ya şunları söyler: Atış eğitimi verdiğim meraklılar arasında daha önce hiç silah atmamış olmasına rağmen iyi atış gerçekleştiren ikinci adamsın. İlkinde 25 metrede vurdurmuştum. Tahmin ediyorum bu 100 metre vardır. Bu kadar mesafede vurdun, bu da benim rekorum.

Hikmet Öztürk: O hedef tam 82 metrede, daha önce metre ölçer ile ölçmüştük.

Beykoz Avcılar Atıcılar Spor Kulübü Atış Poligonunda usta atıcı ve avcı Cüneyt Karakuş’un hocalığında tabanca ile atış öğrenen Bilal Arabacı. Diğer atış yapanlar; Hikmet Öztürk, Efe Fatih Parıldar, Yusuf Çömez, Savaş Uçar.

Tags: , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Av tutkunu, doğa hayranı, silah ve atış meraklısı, güvercin sever, amatör film yapımcısı, profesyonel bilgisayar ve internet kullanıcısı, İngilizce çevirmen, yazar.



Sayfa Başına Git ↑

Avcılık Avcılık