Yayınlanma Tarihi Mart 19th, 2013 | Yazar bilalarabaci

Domuz Avına Niyet Çakallara “Kısmet” – Edirne 2013

Domuz Avına Niyet Çakallara “Kısmet” – Edirne 2013

“Bol Mankeli Uzunköprü Domuz Avı”

Atış eğitimcisi Cüneyt Karakuş, beni Edirne/Uzunköprü’ye yivli tüfekle yaban domuzu avına davet etti. İlk postada bir tilki ve bir çakal, ikinci postada iki domuz ve bir çakal çıktı. Çukurda kalan domuzlara yapılan seri tek atış isabetsizdi. Bilal Arabacı bilalarabaci@yahoo.com ©2013

(Şoför) Muhittin Yücel: Tabela Uzunköprü’ye 33 KM (otuz üç kilometre) kaldığını gösteriyor ama bize bu karda yaklaşık 100 KM (yüz kilometre) gibi gelecek.

Cüneyt Karakuş: Ne demek oluyor bu? Yol uzuyor mu karda? Korkma yürü, devam et, garibanın tavuğu bu yürür.

Bilal Arabacı: Burası meşhur Edirne/Uzunköprü’mü?

Cüneyt Karakuş: Burası dünyanın en uzun taş köprüsü Uzunköprü, üzerinden geçiyoruz.

Birinci Posta

Cüneyt Karakuş: Domuz avımıza başlıyoruz. Uzunköprü’deyiz.  Görmüş olduğunuz gibi köpeklerimiz birazdan salınacak. Arkadaşlarımız beki yerine gidiyor. Domuz avı biraz meşakkatli bir avdır. Hava çivi gibi şu anda -10 (eksi on) derece falan. Acayip bir tipi var ama domuz avcıları görevinin başında. İnşallah kazasız belasız bir av olur.

Şu anda beki yapacağımız yere geldik. Daha tüfeğimizi doldurmadık. Emniyet kuralları açısından tüfeğimizi bekleyeceğimiz yerde dolduruyoruz. Kendimize uygun bir yer seçip ava başlıyoruz.

Yivli avcılığında attığımız mesafeyi bilmemiz gerekiyor.  Eğer mesafeyi bilirsek ve kullandığımız mühimmatın balistik tablosunu da biliyorsak avı vurma olasılığımız artıyor. En azından balistikten kaynaklanan hataları telafi etmiş oluyoruz. Bazen siste, karda, yağmurda veyahutta aradaki boşlukta arada su varsa tahmini mesafeler çok yanılabiliyor. O yüzden bu tip elektronik aletler kullanıyoruz. Bunlarla mesafeyi tahmin ediyoruz. Önceden durduğumuz yerde belli noktaları baz (temel) alıyoruz. Çıkan av eğer ki o yönlerde giderse o mesafelere ayarladığımız dürbünlerle atıyoruz veyahutta dürbünümüzü o mesafeye ayarlıyoruz pratik olarak, üç aşağı beş yukarı. Domuz avı genelde aksiyon bir av olduğu için bir dağ keçisi avındaki gibi çok fazla ayar yapamıyorsun. Ama en azından belirli yerleri bilirsen ne kadar mesafede olduğunu, pratikte başarı sağlamış oluyorsun.

Yivli av tüfeği ile yapılan atışlarda ateş edilecek mesafeyi bilmek gerekir.

Beki yerimize geldik tüfeğimizi şimdi dolduruyoruz.

Köpeklerimiz salındı. Sesleri geliyor uzaktan. Eğer içerde domuz varsa birazdan temas başlayacak. Daha yatak izine yani yatak sesi vermediler. Şu anda izde kovuyorlar. Bizim iz sesi tabir ettiğimiz ses şu anda. Karda domuz çok yürümez. Eğer ki yanlarına varırlarsa çok kısa bir sürede atış başlar diye düşünüyorum. İnşallah kazasız bir av olsun.

Oradan atıldığı iyi oldu.

Domuz içerden çıkmadı. İçersi çok sık ve güvenli. Etrafın açık olmasından dolayı içerden çıkmıyor. Kendimizi oldukça gizledik bu tarafa. Şu anda açık yerde duruyoruz ama önümüzdeki setten dolayı kendimizi gizledik çünkü bizi görürse çıkmaz. Mesela diğer arkadaşların pozisyonları şu anda çok iyi değil. Yüksekte oldukları için gözükürler ve domuz o tarafa vurmaz. Bir de domuz avından bir olay var o da şu: onların hata yapıyor olması bizim şansımızı artıyor. Böyle de bir enteresan tarafı var.

Benim izlenimim, köpeklerin önlerinde av domuz olmayabilir. Çok fazla döndüler.  Bazen yanıltıp çıkmayabilir. Yani kardan dolayı içerisi sıktır çıkmaz. Herhangi tilki çakal gibi başka bir hayvan varsa önlerinde bakacağız göreceğiz.

Vurduramadık be. Aşağı yukarı 500 metre veyahutta 400 metre. Tüfeği toplayalım dedik. Av biterken av çıktı. Tüfek attık gene ama manke.

Av bitti dediler, çağırdılar. Sana boşaltmayı gösterecektim yani arabaya binerken emniyet açısından tüfeğimizi boşlatalım da binelim diyecektim. Tam sana bakayım derken karşıdan çıkan avı gördüm. Bayağı uzaktı. İlk attığım mesafeler 350-400 (üç yüz elli dört yüz) metre gibiydi ve av jet gibi koşuyordu, dört tane attık, vuramadık. Avı yaptık aslında, atışı yaptık. Arkadaşlarımız çağırdılar herhalde köpekleri yakalayacaklar.

Dediğim gibi önce emniyet. Şimdi tekrar yolculuk yapacağız tüfeğimizi boşaltarak arabaya biniyoruz. Tüfek boş. Mekanizmayı kapat emniyet al. Şimdi güvenli bir şekilde arabamıza binebiliriz.

İkinci Posta

Cüneyt Karakuş: Bu taraf, bu ilerisi orman mı?

Uzunköprülü Tamer: Orası ormanın bitimi ama domuzların yolları orasıdır. Bu taraf balkan, artık Malkara’ya kadar gider.

Cüneyt Karakuş: Domuzlar o tarafa mı geçiyor?

Uzunköprülü Tamer: Tabi mecbur o tarafa geçecek. Başka gitmeye yer yok. Asfaltı geçtiği zaman bir daha yar olmaz.

Cüneyt karakuş: Şu anda ikinci postadayız. Hava gene çok soğuk sabahkinden daha da sertleşti. Zor bir domuz avı günü. İlk postada köpekler çakal kovdu. İçerde domuz olduğunu biliyorduk ama çıkartamadık. Sürenci arkadaşlar domuzların yatağı yerin çok sık olduğundan birçok yerine giremediler, karaçalılık bir bölgeydi.

Bu ikinci postayı kurduğumuz yer meşelik bir alan. Bu vadiye şu sağ taraftan su kulesinin oradan sürenci arkadaşlar girdi. Domuzu aşağıdan bu yukarıya bize doğru sürmeye çalışacaklar.

Karşıda bak te karşıda. Gördün mü tek domuzu? Koşarak geliyor. Telsizi ver bana.

Cüneyt Karakuş son anda fark ettiği uzak mesafeden asfaltı atlayıp geçen iki domuzdan birine tek el atış yaptı. Atış isabetsizdi.

Bilal Arabacı: Bak çıktı. Kurt mu o? Ne kadar kürklü bir hayvan.

Cüneyt Karakuş: Çakal.

Cüneyt karakuş: Tüfek patlamıyor. İşte bu kısmet. Tüfek dondu.

Bilal Arabacı: Ciddi misin?

Cüneyt Karakuş: Kıl tetik yaptım. Mekanizmayı tekrar açtım ve kapattım ama tetik düşmedi. Ne emniyet kapanıp açılıyor ne de tetik düşüyor. Tüfek donmuş.

Heh şimdi geçti. Şimdi tetik düşecek, tüfek boş. Tetiği çekiyorum ve tetik düştü. İş işten geçtikten sonra, çakal gittikten sonra tetik düşüyor.

 

Cüneyt Karakuş: “Avda güvenlik” ve “silah güvenliği” ders olarak işlenip imtihana tabi tutulması gereken bir konuyken birçok avcı için sadece emniyet mandalından ibaret.

Şahit olduğum bir olayda, ava gidilen minibüsün tavanındaki kurşun deliği için bir avcının yorumu şuydu: “Be şerefsiz köpek hadi tetiği çektin, emniyeti nasıl açtın?”

Mustafa Kerimoğlu (Yenibosna Avcı Derneği Başkanı): Avcılık her attığını vurmak değildir. Atıcılık ve avcılık ayrı kültürlerdir.

There’s more to hunting then simply being a good shot. Hunting and shooting are different cultures.

Hunting isn’t all about scoring a bullseye all the time.

 

Balistik: Fransızca kökenli bir kelimedir.  Askerlik konusunda ele alınır yani askeri bir ifadedir. Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilimdir. İkinci manası, mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlemdir.

Mühimmat: Arapça kökenli bir kelimedir. Savaş gereçleri ve cephane anlamlarına gelir. Bu yazıda yivli av tüfeği fişeği anlamında kullanılmıştır. CZ  550 Medium Lux model yivli tüfek ve .300 Win Mag fişek. Smith Wesson 686 model tabanca ve .357 Magnum kalibre mermi.

Kopoy (kopay): Macarca kökenli bir kelimedir. Ülkemizde bu tür köpeklere zağar denilir. Genellikle domuz ve tavşan avlarında kullanılan köpek çeşididir. Avın bıraktığı koku izinden avın peşine havlayarak düşer ve onu kovalayarak takip eden, kovucu köpeklerdir.

Bu kovucu köpekler: domuz, tavşan, tilki, çakal gibi kürklü av hayvanlarının saatler önceden geçip gittiği patika yolunda bıraktığını koku izini koklayarak hisseder ve bulurlar. Avı yattığı yerden çıkartıp kovalamaya başlarlar. Bu tür köpekler avın kokusuna göre çeşitli havlama sesleri çıkartırlar. Avcı köpeğin bu havlama seslerini dinler ve ona göre avın çıkacağı yeri tahmin eder.

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yazar Hakkında

Av tutkunu, doğa hayranı, silah ve atış meraklısı, güvercin sever, amatör film yapımcısı, profesyonel bilgisayar ve internet kullanıcısı, İngilizce çevirmen, yazar.



Sayfa Başına Git ↑

Avcılık Avcılık